21 Eylül 2013 Cumartesi

Bir yazar insanın hayatında neler değiştirebilir?

Bu soruyu Murakami okumaya başladığımdan beri kendime soruyorum. İlk defa San Diego'dayken okumaya başlamıştım Murakami'yi. Nasıl oldu da onun ilk kitabını elime aldım bilmiyorum. "Kafka on the Shore" la başladı Murakami'nın dünyasına girişim. UCSD'nin güzelim kütüphanesi aklıma geliyor, Murakami kitapları aramıştım kütüphanenin Edebiyat kısmı olan en üst katında. Çalkantılı dönemler geçirdiğim, kitaplara tutunarak kafa dağıttım günlerdi. Delice okuduğumu hatırlıyorum Scarlett Thomass ve Murakami kitaplarını. Elime onlara ait ne geçtiyse okudum. Ki ikisini de benzetirim birbirine... Hayal dünyalarındaki o fantastiklik, insanın ayaklarını yerden kesip aynı zamanda kendine sorular sorduran edebi bir derinlik beni çekmişti Murakami kitaplarına. İlk dönemler öyle ard arda okudum ki bu iki yazarı bazen hikayeler birbirine giriyor, özellikle kitaplardan bölümlere rastgeldiğim Murakamiştuff bloğunda bazen durup durup bu bölüm o kitapda mıydı diye şaşırmadan edemiyorum.

Ben kitap okumayı ciddi alırım. Hayata dair öğrendiğim çoğu şeyi kitaplardan öğrenmişimdir ve fikirlerimin değişmesi, dönüşmesi okuduğum çoğu kitaba bağlıdır. İnsanlardan çok kitaplarla iletism halinde olduğumu düşünüyorum çoğu kez. Tek tek isim veremesem de , en öne çıkanı, beni en çok değiştireni Murakami kitapları. Karakterlerdeki duygusal ve rasyonel soğukluk benim biraz olsun melankolik Türk kültüründen uzaklaşmamı, kendime ve dünyaya daha mesafeli bakmamı sağladı. Hatta karakterleri taklit edip, aynı ruh halini kendimde arayışım belki çok ileri gittiğimin bir göstergesi. Ancak insan sahip olduğu his şeye sıkı sıkı tutunmamalı bence. Bazen yolunu değiştirip, asla yapmam dediği şeyleri denemeli. Tabi yanısıra önlemleri de alarak. Murakami okumak benim kişiliğmde  maceracı yönleri sivriltti ama bir yandan da dinginliğin ve o sıradanlık hissinin tadını almamı sağladı. O mesafeli yaklaşım da şimdilerde üzerimden atamadığım gizli bir melankoliye dönstu.Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum...

 Murakami'den öğreneceğim çok şey var. Özellikle onun disiplinli çalışma tarzı...Ve dahası....

Murakami demişken, tarz ve kültürel yaklaşım olarak ona benzeyen bir başka yazarı, yani Banana Yoshimoto'yu okumaya başladım. İlk kitabı "Kitchen" (Mutfak) tarz itibariyle Murakami'ye benziyor, asıl kitabın sonuna ek olarak konan öykü hoşuma gitti.

Ezgi'nin edebiyat dünyasındaki maceralarından şimdilik bu kadar. Bu senenin kitap dökümünü yıl bitmeden yapmayı planlıyorum. Hayırlısı...

Hiç yorum yok: